sincan esgort Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce birkaç kez durup düşündüm. Bir insan kendisini tanımadığı birine nasıl anlatabilir? Hangi cümleyle başlamalı, nelerden bahsetmeli, neyi söylemeli, neyi kendisine saklamalı?

Sonra vazgeçtim bütün bunları düşünmekten.
Çünkü sanırım en güzeli, olduğum gibi anlatmak.
Ben burada hayatımda sadece biri olsun diye bulunmuyorum. Bir ilişkim olsun, insanlar “Buse’nin sevgilisi var” desin diye de aramıyorum. Ben gerçekten tanımak isteyeceğim bir insanla karşılaşmak istiyorum.
Bazen insanın hayatında her şey yerli yerinde olsa bile paylaşmak istediği şeyler oluyor. Gün içerisinde yaşadığın küçük bir olayı anlatmak, güzel bir haber aldığında sevincini paylaşmak, yorucu bir günün sonunda birinin sesini duymak…
Bence hayatı güzelleştiren şeylerden biri de bu.
Birinin hayatında “Ben bunu Buse’ye anlatmalıyım” dediği insan olmak güzel bir duygu.
Ben de hayatımda böyle bir bağ kurabileceğim birini arıyorum.
Sincan’da yaşayan Buse olarak kendimi anlatmam gerekirse, dışarıdan bakıldığında sakin ve kendi halinde görünen ama tanıdıkça daha farklı yönleri ortaya çıkan biriyim diyebilirim. Herkese hemen güvenmem. Bir insanı tanımak, onun davranışlarını görmek ve zaman içerisinde nasıl biri olduğunu anlamak benim için önemli.
Ama bir kez güvendiğimde, hayatımda olan insanlara gerçekten değer veririm.
Benim için sevgi sadece güzel sözlerden oluşmuyor.
Bir insanın yanında olmak…
Onu dinlemek…
Zor zamanında destek olmak…
Başarısını kendi başarın gibi sevinebilmek…
Canı sıkkın olduğunda bunu fark etmek…
Bazen hiçbir şey söylemeden sadece yanında durabilmek…
Bence sevginin gerçek hali biraz böyle.
Ben de karşımdaki insandan aynı samimiyeti görmek isterim.
Bir ilişkide en çok aradığım şeylerden biri huzur.
sincan esgort Sürekli kavga, kıskançlık, şüphe ve belirsizlik içerisinde yaşanan bir ilişkinin bana göre uzun vadede mutluluk getirmesi zor. Ben sevdiğim insanın yanında kendimi rahat hissetmek isterim.
Nerede olduğunu sorduğumda cevap vermek zorunda olduğu için değil, benimle paylaşmak istediği için anlatsın.
Ben de aynı şekilde onun hayatında merak ettiği her şeyi rahatça konuşabileyim.
Birbirimizi kontrol etmeyelim.
Birbirimize güvenelim.
Çünkü bana göre gerçek sevgi insanı kısıtlamak değil, insana güven vermektir.
Elbette kıskanabiliriz.
Sonuçta sevdiğimiz insanı önemsemek normal.
Ama kıskançlığın sevgiyi gölgelediği bir ilişki istemiyorum.
Benim istediğim, iki insanın birbirine “Sen benim için değerlisin” diyebildiği ama aynı zamanda birbirinin alanına ve hayatına saygı duyduğu bir ilişki.
Birlikte olalım ama birbirimizi kaybetmeden.
Birbirimize yakın olalım ama birbirimizin bütün dünyası olmak zorunda kalmadan.
Çünkü bence en güzel ilişkilerde iki insan birbirinin hayatını küçültmez.
Tam tersine birbirinin hayatını güzelleştirir.
Ben romantik tarafı olan biriyim.
Ama benim romantizm anlayışım biraz farklı.
Her gün çiçek gönderilmesine gerek yok.
Bazen sabah gelen basit bir “Günaydın, güzel bir gün geçir” mesajı bile yeter.
Bazen günün ortasında gelen “Nasıl gidiyor?” sorusu…
Bazen eve dönerken “Bir ihtiyacın var mı?” diye sormak…
Bazen de sevdiğim bir şeyi hiç beklemediğim bir anda hatırlamak…
Bunlar benim için çok anlamlı.
Çünkü insan gerçekten değer verdiği birini düşünür.
Ve düşündüğünü de küçük davranışlarla belli eder.
Ben de sevdiğim insanı düşünmeyi severim. sincan esgort buse 22 yaşında
Onun sevdiği şeyleri öğrenmek, hoşlanmadığı şeyleri bilmek, hayallerini dinlemek, geçmişinden bahsettiğinde onu yargılamadan dinlemek…
Bir insanı tanımak bana göre acele edilecek bir şey değil.
Bir kitabın ilk sayfasını okuyup sonunu tahmin etmeye çalışmak gibi.
Zaman geçtikçe yeni bir tarafını keşfediyorsun.
Sonra bir bakıyorsun, hiç beklemediğin bir özelliği seni daha da fazla etkilemiş.
Ben de böyle bir tanışma istiyorum.
İlk günden birbirimize büyük sözler vermeyelim.
Önce sohbet edelim.
Birbirimizi güldürelim.
Birbirimizi şaşırtalım.
Bazen ciddi şeylerden konuşalım, bazen dünyanın en anlamsız konusunu tartışalım.
sincan esgort buse 22 yaşında güzel çıtır bir hanfendi
Birbirimizi tanıdıkça rahatlayalım.
Belki bir gün bir kahve içmek için buluşuruz.
Belki o kahve bir saat sürer, belki dört saat.
Belki “Biraz oturup kalkarız” deyip bütün akşam konuşuruz.
Bunları düşünmek bile güzel.
Çünkü güzel bir ilişkinin başlangıcında bence en önemli şey meraktır.
Karşındaki insanı merak etmek.
Onu gerçekten tanımak istemek.
Sadece dış görünüşünü veya hayatındaki birkaç ayrıntıyı değil, nasıl düşündüğünü anlamaya çalışmak.
Ben de karşımdaki insanın beni merak etmesini isterim. sincan esgort buse 22 yaşında
Bana sadece “Nasılsın?” diye sormasını değil, cevabımı gerçekten duymasını isterim.
Bazen “İyiyim” dediğimde gerçekten iyi olup olmadığımı anlamaya çalışmasını isterim.
Çünkü bazı insanlar “İyiyim” derken aslında çok şey anlatıyor olabilir.
Ben de onun sessiz kaldığı zamanları anlamaya çalışırım.
Bence ilişki biraz da birbirinin dilini öğrenmektir.
Herkes sevgisini aynı şekilde göstermez.
Kimi konuşarak gösterir.
Kimi davranışlarıyla.
Kimi yanında olarak.
Kimi küçük ayrıntıları hatırlayarak.
Önemli olan birbirimizin sevgi dilini zaman içerisinde keşfetmek.
Ben böyle bir ilişkiye inanıyorum.
Tabii ki birlikte eğlenmek de istiyorum.
Hayatın sadece ciddi taraflarından ibaret olmasını istemem.
Birlikte gezelim.
Yeni yerler keşfedelim.
Bir gün plan yapalım, ertesi gün hiçbir plan yapmayalım.
Birlikte yemek yapmayı deneyelim ve ortaya çıkan şeye beraber gülelim.
Film izleyelim ama filmin yarısında konuşmaya başlayıp konuyu tamamen dağıtalım.
Uzun yürüyüşlerde saçma sapan konular hakkında tartışalım.
Bazen birbirimize takılalım.
Bazen çocuk gibi davranalım.
Çünkü hayat yeterince ciddi.
Sevdiğin insanla biraz da hayatın keyfini çıkarmak gerekiyor.
Ben karşımdaki insanın hayalleri olmasını da önemserim.
Bir şeyler yapmak isteyen, geleceğiyle ilgili planları olan, kendisini geliştirmeye çalışan biriyle daha iyi anlaşacağımı düşünüyorum.
Ben de hayatım boyunca aynı yerde kalmak istemiyorum.
Yeni şeyler öğrenmek, yeni yerler görmek, kendime yeni hedefler koymak ve zaman içerisinde daha iyi bir versiyonuma dönüşmek istiyorum.
Karşımdaki insanın da kendi yolunun olması güzel.
Sonra yollarımızın bazı yerlerde birleşmesi…
Birbirimizin hayallerine destek olmak…sincan esgort buse 22 yaşında
“Sen bunu yapamazsın” demek yerine “Nasıl yapabileceğini birlikte düşünelim” diyebilmek…
Bence gerçek partnerlik biraz da bu.
Sadece sevgili olmak değil.
Yol arkadaşı olmak.
İyi günlerde yan yana yürümek kolay.
Ben zor günlerde de birbirinin elini bırakmayan iki insanın daha özel bir bağ kurabileceğine inanıyorum.
Hepimizin kötü günleri olacak.
Bazen canımız hiçbir şey yapmak istemeyecek.
Bazen yorulacağız.
Bazen kendimizden bile sıkılacağız.
İşte böyle zamanlarda karşımızdaki insanın bizi düzeltmeye çalışmak yerine yanımızda durabilmesi çok değerli.
Ben de sevdiğim insana bunu verebilmek isterim.
Her problemini çözemeyebilirim.
Ama yanında olduğumu hissettirebilirim.
Dinleyebilirim.
Destek olabilirim.
Bazen sadece sarılabilirim.
Bazen de hiçbir şey söylemeden yanında oturabilirim.
Çünkü her sorunun hemen bir çözümü olmadığını biliyorum.
Bazen insanın ihtiyacı olan tek şey anlaşılmak.
Ben anlaşılabileceğim bir ilişki istiyorum.
Aynı zamanda karşımdaki insanın da beni anlaması için çaba göstermesini isterim.
Mükemmel olmak zorunda değil.
Ben de değilim.
Ama birbirimiz için çaba gösterelim.
Bence ilişkiyi ayakta tutan şey kusursuz olmak değil, emek vermek.
İki insanın birbirini seçmeye devam etmesi.
Her gün yeniden.
Ben böyle bir bağın güzel olacağına inanıyorum.
Belki şu an bu yazıyı okuyan kişi benim hayatımda hiç olmayan biri.
Belki tamamen farklı hayatlarımız var.
Belki farklı şeylerden hoşlanıyoruz.
Belki aynı konularda bile farklı düşünüyoruz.
Ama bunların hiçbiri tanışmamıza engel değil.
Hatta belki bizi birbirimize ilginç kılan şeyler bunlar olur.
Ben seni değiştirmek istemiyorum.
Senin de beni değiştirmeye çalışmanı istemiyorum.
Birbirimizi tanıyalım.
Sonra birbirimizin hayatında nasıl bir yerimiz olacağını zaman göstersin.
Bana yazarken kendini ispatlamaya çalışma.
Büyük cümleler kurmana gerek yok.
Bana sadece kendini anlat.
Nelerden hoşlanırsın?
Günlerini nasıl geçirirsin?
Seni ne mutlu eder?
Bir ilişkiden ne beklersin?
Gelecekle ilgili hayalin var mı?
Bunları konuşabiliriz.
Belki ilk başta biraz çekingen oluruz.
Sonra konuşma uzar.
Bir konu diğerini açar.
Bir bakarız saatler geçmiş.
İşte o zaman belki güzel bir şeylerin başladığını hissederiz.
Ben Buse.
Hayatımda gerçek bir bağ kurabileceğim birini tanımaya açığım.
Sadece güzel fotoğraflardan, güzel sözlerden veya birkaç heyecanlı mesajdan ibaret bir ilişki istemiyorum.
Ben gerçek hayatın içinde de birbirimize iyi gelebileceğimiz bir ilişki istiyorum.
Birlikte gülmek…
Birlikte susmak…
Birbirimize güvenmek…
Birbirimizin hayallerine saygı duymak…
Zor zamanlarda birbirimizin yanında olmak…
Ve yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda, “İyi ki o gün birbirimize yazmışız” diyebilmek.
Belki çok büyük bir beklenti gibi görünebilir.
Ama ben bazı güzel şeylerin imkânsız olduğuna inanmıyorum.
Sadece doğru insanı bulmanın biraz zaman alabileceğini düşünüyorum.
O yüzden acelem yok.
Benim için önemli olan doğru bir başlangıç.
Samimi bir sohbet.
Güzel bir tanışma.
Sonra zaten hayat bize ne gösterecekse onu yaşayacağız.
Belki yollarımız kesişecek.
Belki güzel bir arkadaşlık başlayacak.
Belki çok daha fazlası olacak.
Bunu şimdiden bilmiyorum.
Ama bilmediğim için de denemekten vazgeçmek istemiyorum.
Çünkü bazen hayatın en güzel sürprizleri, hiç beklemediğimiz insanların bir anda hayatımıza girmesiyle oluyor.
Belki de sen benim henüz tanımadığım güzel bir tesadüfsündür.
Belki de ben senin.
Bunu öğrenmenin tek yolu tanışmak.
Ben Buse.
Eğer sen de hayatında sadece bir isim değil, gerçekten paylaşabileceğin bir insan olsun istiyorsan, bana bir merhaba bırak.
Belki bugün sadece iki yabancıyız.
Ama yarın birbirimizin hayatında çok daha güzel bir yere sahip olabiliriz.
Kim bilir?
Belki de aradığımız şey aslında birbirimizden çok uzakta değildir.
Her güzel hikâye büyük bir cümleyle başlamaz. Bazen sadece içten bir “Merhaba” yeter.